Sep 8, 2011

New Group of Nail Polishes and Some Nail Art Equipment

--Önemli Not: Bu post bolca fotoğraf içermekle beraber biraz da uzundur. Okuyucuya önceden haber vermeyi görev bilirim!--


Merhaba!

Bir süredir Çeşme/Alaçatı'da tatildeydim. O yüzden sosyal medyaya tamamı ile uzak kalmayı tercih ettim. Hatta bu tatilden sonra blog haricindeki diğer kanallardan kendimi tamamen uzaklaştırmayı başardığımı fark ettim. Sanırım olabildiğince bu şekilde devam etmeye çalışacağım. Bu kişisel nottan sonra gelelim yepyeni ojelere (Essence, Kiss, Gabrini, Pastel) ve bazı nail art araçlarına.

En samimi arkadaşlarımın pek çoğu yurt dışında yaşıyor. Benim yaklaşık 1 senedir süregelen oje sevdamı da bildiklerinden, ara sıra gelirken bana oje getiriyorlar. Beni ne kadar mutlu ettiklerini en iyi siz anlarsınız bu noktada bence. Özellikle Türkiye'de satışı olmayan markalara ulaştığımda adeta sevinçten havalara uçuyorum.

İlk olarak Essence ürünleri ile başlayacağım. Çünkü ilk defa isminin içinde 'Glitter' geçen ve gerçekten de parıltılı olan bir ojem var.

Soldan sağa isimleri şu şekilde; ilki Essence'ın Ballerina Backstage Koleksiyonu'ndan kahverengi fakat içerisinde kırmızı simler içeren bir oje. İsmi Grand-Plié In Black. Çok yakında, sonbahara da girişimize istinaden kendisini süreceğim. Hem de Ballerina Backstage koleksiyonu olması bana bu sene izlediğim ve çok sevdiğim filmlerden biri olan Black Swan'ı da hatırlatıyor. İkinci sırada ise, Essence Glitter Topper var. O da Nail Art Twins isimli koleksiyonlarından. Fotoğrafta da görüleceği üzere Glitter olan ojeyi 2, taban olarak kullanılan mat ojeyi de 1 olarak numaralandırmışlar. Bu seride glitter topper ve colour base olmak üzere çift çift oje var. Bende mevcut olan 1 olarak numaralandırılmış en sağdaki ojenin ismi 3. çift olan Bonnie & Clyde'ın taban rengi. Ortadaki glitter ise aynı koleksiyonun, Romeo & Juliet çiftinin glitter ojesi. Şuradan daha detaylı bilgi alabilirsiniz bu koleksiyon hakkında.

Grand-Plié In Black'i daha yakından görelim;

Amerika'dan ziyarete gelen bir arkadaşım da Türkiye'de olmadığını düşündüğü nail art araçlarından ve bir tane de çatlayan oje getirmiş. Şöyle topluca bir hepsini göstereyim öncelikle;

Küçükten büyüğe özetlemek isterim şimdi yukarıdaki fotoğrafı. Arkadaşım Türkiye'de çatlayan oje olduğunu bilmiyormuş ve o yüzden değişik geldiği için bir adet Sally Hansen Crackle Overcoat serisinin 1 numaralı beyaz ojesini almış bana. Google görsellerde bu ojenin gayet başarılı büyük çatlaklı fotoğraflarına denk geldim. En kısa zamanda bizim yerli markalarla kıyaslayabileceğim bir denemesini gerçekleştireceğim. Yapısını ve çatlamasını çok merak ediyorum. Bakalım Alix Avien, Golden Rose, Flormar ve Pastel çatlayan ojelerden sonra Sally Hansen nasıl olacak?

Sonrasında yine Sally Hansen'ın Salon Effects Real Nail Polish Strips ürünlerinden 230 numaralı Skinny Jeans var.


Ben yurt dışında satılan ürünlerin en çok isimlerini seviyorum. Skinny Jeans ise bir süredir obsesif bir şekilde bağlandığım Katy Perry şarkısı Teenage Dream'in içerisinde geçen bir terim de olduğundan bana onu hatırlattı. Bildiğimiz desenli tırnak bantlarından. Kutunun içerisinden çıkan ürünler ise şu şekilde;


Görüleceği üzere buffer törpüsü, tırnak eti düzeltici bir aparat ve toplamda 16 adet tırnak bantı var. Bir de fotoğrafa koymadığım mini bir kullanma kılavuzu. Kot desenini daha yakından görmek isteyenler için;


Bu ürünü ne zaman kullanırım bilmiyorum ama nasıl durduğunu görmek için buraya tıklayarak karşınıza çıkan fotoğraflardan faydalanabilirsiniz. Açıkçası benim hoşuma gitti.

Ve son olarak yurt dışından gelen ürünlerimden Kiss adlı markanın Nail Artists Paint & Stencil Kit'i var. Bu kite bayıldım desem yeridir. Henüz desen diskleri olmayan beni, o diskleri elde edeceğim güne kadar çok iyi idare edecekmiş gibi duruyor.


Bu serinin, içerisinde 3 adet Kiss Nail Art ojesi bulunduran pek çok ürünü var. Bendeki renklerin isimlerine gelince; soldan sağa SPA20 Beach Green, SPA15 Bikini Pink ve de SPA29 Pearl Blue. Ojeleri biraz daha yakından çektim. Şu şekilde;

Bildiğimiz ince uçlu nail art ojeleri gibi bu ojeler de. Kutunun içeriğine daha detaylı bakacak olursak eğer;


Kutunun içerisinden toplamda 30 adet desen çıktı. Fotoğrafta görülen o minik parçaları tırnağınızın üzerine yerleştiriyor ve -herhangi bir oje de olur bence ama yine de ilk olarak nail art ojesi deneyeceğim- boyuyorsunuz. Sonrasında da desen tırnağınızda. En kısa zamanda deneyip bir örneğini paylaşacağım, sabırsızlanıyorum çünkü tırnaklarımda minik kalpler görmek için.

Desenleri daha yakından da fotoğrafladım. Şöyle;

Bu ürünler için arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem az ama yine de buradan da kocaman teşekkürler etmeden duramayacağım. Teşekkürler Kızlar!



Sonrasında ise en sonunda birkaçına kavuştuğum Gabrini ojelerimi göstermek istiyorum. Deyim yerindeyse Bursa'nın göbeğinde bir yerde satıldıklarını bir önceki postumda söylemiştim zaten. Bursa'ya geldiniz mi bilmiyorum ama Heykel'deki şu meşhur Ulu Camii'nin (Hacivat ve Karagöz'in inşaatında rol aldığı söylenen) tam karşısında bir mağazada satılıyor. Ben gittiğimde şaşkınlıktan gözlerim fal taşı gibi açıldı, çünkü sanırım Bursalı oje severler artık alacakları renkleri biliyor olacaklar ki Nemo ile benim uzun konuşmalarımızdan sonra almaya karar verdiğim renklerin sadece 3 tanesini bulabildim. Görevli adam her ne kadar haftaya yenilerinin geleceğini söylemiş de olsa mağazadan buruk çıkmadım desem yalan olur. Neyse yine çenem düştü, geçiyorum ojelere;

Onca fikir alışverişinden sonra almak istediğim renkler arasında da en az almak istediğim renkler kalmıştı. Soldan sağa numaraları; M102, M101 ve M104. Ya şu önümüzdeki birkaç gün içerisinde süreceğim bu renkleri ya da önümüzdeki yaza kalacaklar. Bilemiyorum. Pek çok oje bloggerı arkadaşım swatchlarını yayınlamıştı zaten.

Hazır Gabrini satan bir mağazaya gelmişken Diamond serisinden de birkaç bir şey almadan çıkmak olmaz dedim ve alışveriş seleme yine ne yazık ki kalan ojeler arasından hoşuma giden 2 rengi daha attım. Onlar da şu şekilde;

Numaraları yine soldan sağa D65 ve D53. Bu ojeleri eve getirir getirmez yaptığım ilk iş koklamak oldu. Herkes ağır bir kokusu olduğundan bahsediyordu çünkü. Bence ağır bir kokudan ziyaden tiner ya da türevi bir madde de içeriyormuş gibi kokuyor oluşu. Tam çözemedim fakat diğer yerli markalara göre evet, daha ağır maddeler içerdiğini belli eden bir kokusu var. Formülünü görmeden bilemem ama ilk izlenimlerim bu şekilde. Kokuya ek olarak bakın benim aldığım ojelerden birinin nesi sorunlu çıktı;

O fırça kılı hiçbir şekilde aşağıya inmiyor çünkü zaten fırçanın bağlandığı plastik kısmın kırık olduğu aralığa sıkışmış. Öylece komik bir şekilde duruyor. Bilmiyorum acaba ilk bana mı denk geldi bu hatalı ürün? Yoksa başkalarında da var mı? Kalite kontrol departmanlarını merak etmedim değil bu fırçayı gördükten sonra. Ne de olsa Türkiye'de üretim tesisleri!

Gabrini'den payıma düşenler de bu şekilde oldu;

Belki haftaya zamanım olursa yine uğrarım o mağazaya da şüphelerim var hala yeni ojelerinin ya da Summer Edition koleksiyonun diğer renklerinin buraya gelip gelmeyeceğine dair.

Geçelim Pastel'e. Bende olmayan 2 renge rast geldim bunları alırken ve de Tuğçe için 83 numarayı ararken. Ne yazık ki hiçbir yerde bulamadım 83'ü. Ama aramaya devam! Aldığım bu iki renk ise yeni çıkardıkları renklerden sanırım.

Özellikle kırmızı mercan rengini Nemo'da görüp beğenmiştim. Numarası 310 numara ve arkasında da Limited Collection yazıyor. Sağdaki yumuşak tonlu ve içerisinde sarı simler bulunduğunu düşündüğüm pembe ise 05 numaralı oje. Şu yazdan sonbahara geçiş döneminde iyi gidecek bence.

Ve de son olarak, Oje Delisi'nden haberini aldığım küçük boy Flormar oje kurutucuyu almıştım. Kendisi 150 ml. olmakla birlikte aynı ürünün o göz korkutan kocaman versiyonu da 400 ml. imiş. Boyutunu gösterebilmek adına yanına bir adet Pastel oje koyup da fotoğrafını çektim.

Bu minik boyutlu spreyi de henüz kullanma şansı yakalamadım ama muhtemelen sizler bu postu okurken ben yeni bir manikür deneyeceğimden kullanmış olurum herhalde. Bu arada Flormar kurutucu spreyi alırken standda duran görevli bayan yeni Flormar renklerin Ekim'de geleceğini, çünkü daha koyu sonbahar renkleri olacağını söyledi. Bunu da söyleyeyim buradan.

Golden Rose'un yeni mat serisini ise herhangi bir yerde göremedim henüz. Gören var mı?

Ayrıca bir sonraki postlarımda ise, tatilde sürdüğüm ojeleri ve de tatilimi anlatacağım sanırım. Çünkü anlatacak bolca mekan, yemek ve de haber birikti ojelerin yanı sıra.


Şimdilik herkese sevgiler...

10 comments:

  1. Hmmm Hmmm :)
    öncellikle essence ojelerini kıskandım :)
    nail artlarınla harika şeyler bekliyorum senden :) kot desenli yapışkanlarını sakla bence ileride tırnaklarına oje sürmeye ara verdiğinde kullanırsın :)
    gabriniler ise gerçekten kötü kokuyorlar bu bir gerçek. post yaptığımda belirticektim bunu.
    eh ne diyeyim gelecek postlarını bekliyorum,hediyelerini güle güle kullan :)

    ReplyDelete
  2. Tansuuuuuuuu! Çok teşekkürler. :)

    Evet, o kadar uzun bir aradan sonra ben de kendimden harika şeyler bekliyorum sanki. :p
    evet evet, aynı şeyi düşündüm ben de, ara verdiğimde kullanırım sanırım. kötü kokmalarının yanı sıra ambalaj sorunları da var, malum!

    tekrar teşekkürler ^_^

    bu arada bugün bana tegv'den birçok mail gelmiş, 26 eylül'de yeni dönem başlıyormuş ve de 18 eylül'de birim toplantımız varmış. bunu da seninle paylaşayım dedim. :)

    ReplyDelete
  3. Niye benim uytdışında bi arkideşim yohh anne bende niye yooohh :D

    Ve essencelera nailart herşeye bayıldımmmm :) Yeni cizzzzzeeell manikürler bekliyorum :)Bide o essencelardan en sondakini sürsene o rengin hastasıyımmmm <3

    ReplyDelete
  4. yaa tatildemiydin sen de =)nası geçti?bian önce buluşmalıyızz!ojelere ve o kalıplara bayıldım.sen de bana yapsana =p

    ReplyDelete
  5. @irem euhue, olur olur senin de :) teşekkür ederim canım, bakalım hangisini ilk kullanacağız. :)

    @nanay dün metro ile carrefour'un önünden geçerken seni düşündüm, bence de buluşmalı ve konuşmalıyız! araya zaman girmesin böyle!! :)

    ReplyDelete
  6. Güle güle kullan, çok güzeller (:

    ReplyDelete
  7. aynı renk gabrini ojede benimkinin de fırçası aynı şekilde,sanırım lanetli bi renk bu :)

    ReplyDelete
  8. ahahah, bunu duyduğuma sevindim desem? :)

    ReplyDelete
  9. wuhuu tek değilmişim :) Fırça kılındaki sorun bende de olmuştu. Kapağın iç kısmındaki fırça bölümünü çıkarıp eski bir ojenin fırçasıyla değiştirmiştim. Kontrol departmanları çok iyi çalışmıyor sanırım haklısın.

    ReplyDelete